Ukrayna’daki sonuç Rusya’nın Avrasya derinliğini de tayin edecek

kadir1Rusya’nın Batı’ya karşı aldığı pozisyonun son on yılda giderek güçlendiğini görüyoruz. Rusya’nın İran ve Suriye gibi bölge ülkeleri ile ilişkilerini bu bağlamda okumak gerekir. Rusya dış politikasının temel elementi enerjidir. Rusya enerji üzerinden oyun kuruyor. Örneğin kendi projelerine tehdit olarak gördüğü Litvanya Cumhurbaşkanı Grybauskaite’yi yıpratmaya çalışıyor. Rusya sağlık nedenleriyle Litvanya’dan süt ürünleri ithalatını durdurdu. Süt ürünleri ihracatının yüzde 85’ini Rusya’ya yapan Litvanyalı üreticileri zor durumda bıraktı.

Yakın zamanda Rusya 6-7 yıl aradan sonra Gürcistan menşeli sebze ve meyvelerinin ülkeye girmesine yeniden izin verdi. Bunda da siyasi bir arka plan var. Bilindiği üzere Rusya sürekli olarak Türkiye’den aldığı sebze ve meyveleri de geri gönderiyor.

Türkiye’nin Rusya ile 36 milyar dolarlık bir ticaret hacminin en önemli bölümü Türkiye’nin doğalgaz ithalatı. Bundan ötürü Türkiye’deki enerji ihaleleri Rusya’da dikkatli bir şekilde takip ediliyor. Türkiye geçtiğimiz yıl ithal ettiği 51 milyar metreküp doğalgazın 30 milyar metreküpünü Rusya’dan, 9,6 milyar metreküpünü İran’dan ve 6,6 milyar metreküpünü Azerbaycan’dan almış. Türkmen gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınması Türkiye açısından çok önemli olmasına rağmen yıllardır bu konuda ilerleme sağlanamadı.

Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı olması en ciddi ekonomik sorun olan cari açığın da temel nedeni. Yüzde 70’in üzerinde dışa bağımlılığımız bulunan enerjide ithalata 60 milyar dolar civarında bir ödeme yapıyoruz. Türkiye’nin bugünlerde en çok stratejiye ihtiyacı var. Aktardığımız tablodan enerji stratejisinin yetersiz olduğu net olarak görülüyor.

Azerbaycan doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak olan TANAP boru hattı 2018’de tamamlandığında Şah Deniz doğalgazı transfer edilecek. Yine Türkiye’nin dünya rezervlerinin %12’sine sahip olan Türkmenistan’a yönelmesi gerekiyor. Bakü-Tiflis-Kars tren hattının tamamlanması Azeriler, Gürcüler ve bizim için olduğu kadar Türkmenler için de çok önemli. Böylece Türkmenistan, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye vasıtasıyla demiryolu ve denizyolu olarak Akdeniz ve Avrupa’ya bağlanacak. Hatta Çin – Avrupa bağlantısı sağlanacak.

Türkiye’nin çıkarları ile Rusya’nın çıkarları Türkî cumhuriyetlerde aynı doğrultuda değil ve Türkiye’nin bu coğrafyaya yönelik ilgisi de henüz istenilen düzeyde değil. Rusya eski nüfuz alanında ağırlığını artırmakla kalmadı. Şimdi Akdeniz’de de etkinliğini artırıyor. 2013’te Rusya’dan Yunanistan’a üst düzeyde ziyaretler yapıldı. Ekim sonunda Dışişleri Bakanı Lavrov’un ziyaretinde Yunanistan Demiryolları ile Selanik Limanı’na yönelik bir görüşme oldu. Savunma Bakanı Şoygu da Aralık başındaki ziyaretinde Rus donanmasının Yunan limanlarından yararlanmasını görüştü. Bu arada Gazprom Yunan doğalgaz şirketi DEPA’nın %20’lik indirim talebini kabul etti. Türkiye ise Rusya’dan aldığı doğalgaza Avrupa ülkelerinden en az 25 dolar daha fazla ödüyor. Almanya, bin metreküp doğalgaz için Rusya’ya 375-380 dolar öderken, Türkiye 390- 400 dolar ödeme yapıyor.

Geçen Aralık’ta ArmRusGasprom hisselerinin Gazprom’a geçmesiyle Ermenistan’ın 2043’e kadar sadece Rusya’dan gaz alması söz konusu olacak. Böylece Ermenistan’da Rusya’nın etkisi daha da arttı. Diğer yandan gerek soykırım tezi gerekse 1990’ların başından beri işgal altında olan Dağlık Karabağ’daki fiili durum Türk–Ermeni ilişkilerinin gelişmesini engelliyor. Duma sözde soykırımı 1995 ve 2001’de iki kez kabul etmişti. Putin de geçen Aralık başındaki Ermenistan ziyaretinde Erivan’daki sözde soykırım anıtını ziyaret etti. Bakü-Ceyhan boru hattının gecikmesini sağlayan PKK Türkiye’nin Kafkasya ve Orta Asya’daki etkisini önemli ölçüde azaltarak Rusya’ya avantaj sağlamıştı.

Türkiye’ye doğalgaz satış fiyatı 400 doları bulan Rusya, Ermenistan’a 1000 metreküpü 189 dolardan gaz vereceğini açıkladı. Putin, Ermenistan’a satılacak olan petrol ürünlerinde yüzde 35’lik vergilerin alınmayacağını söyledi.

Rusya’nın batı ile ilişkilerinde Almanya bir açıdan köprü konumunda bulunuyordu. Doğu Alman kökenli olan Merkel döneminde Almanya ve Rusya ilişkileri daha da gelişti. 6000 küsur Alman şirketinin faaliyet gösterdiği Rusya’da 22 milyar dolarlık bir Alman yatırımı bulunuyor. 2011’de açılan Kuzey Akım boru hattı ile direkt olarak Rus doğal gazını temin etmeye başlayan Almanya doğalgazının yüzde 40’ını petrolün de yüzde 35’ini Rusya’dan alıyor. Bu noktada farklı bir geometri de olabilir. Prof. Dr. Anıl Çeçen Ukrayna’daki kaosun Alman – Rus yakınlaşmasının engellenmesine hizmet ettiğini söylüyor.

Rusya’nın Almanya’yla yakınlaşmasından Polonya da rahatsız oluyor. Polonya Rusya’yla başından beri sıkıntı yaşıyor. AİHM, katliam Avrupa İnsan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kabul edildiği 1950’den önce olduğu için Katyn Katliamı ilgili “zaman bakımından yetkisizlik” kararı aldı ve Rusya bu yüzden ceza almaktan kurtuldu.

Ortadoğu’ya döndüğümüzde Rusya’nın İran’la işbirliği yapmak istediğini görüyoruz. Her ikisi de ABD’nin kendi güçlerini sınırlamak istediğini düşünerek hareket etmekte ve yeni işbirliği imkânları araştırıyorlar. Ruslar inşa ettikleri Buşehr nükleer santralini geçen eylülde İran yönetimine devretti. İran bir kaç nükleer santralin daha inşa edilmesini planlıyor. Suriye sorunu da iki ülkeyi yakınlaştırdı.

Geçen yılın sonunda İranlı bir işadamına ait olduğu söylenen ve içinde 20 milyar Euro olduğu tespit edilen bir uçağın 2007’den beri Moskova’nın Şeremetyevo havaalanında bulunduğu haberi yayıldı. Bu paranın esas olarak Saddam Hüseyin’in serveti olduğu da iddia edildi. Bu olay tam olarak anlaşılamadı.

Washington merkezli Global Financial Integrity (GFI) yasadışı finansal çıkış miktarını (Illicit Financial Outflows) değerlendiriyor. Bu kuruluşa göre 2002-2011 arası yasadışı finansal akışlarda Çin’in ardından ikinci sırada 881 milyar dolarla Rusya bulunuyor[1].

Bilindiği üzere ABD’nin İran’a uyguladığı ekonomik yaptırımlar var. Amerikan Maliye Bakanlığı, İran lehine 41,3 milyon dolarlık 69 ayrı işlem yapan Rusya bankası Bank Moskvı’ya yaptırımları ihlal ettiği gerekçesi ile 9,4 milyon dolar para cezası kesti.

Batı Rusya’yı sıkıştırmaya çalışıyor. Rusya da kendisini insan hakları yönünden eleştiren batıya cevap veriyor. Geçen yıl Rusya Dışişleri Bakanlığı Avrupa’daki insan hakları ihlalleriyle ilgili bir rapor yayınladı[2]. Bu rapor çok ilginç… AB ülkelerindeki Türk ve Müslümanların maruz kaldığı insan hakları ihlallerine de yer verdi. Yunanistan’da Batı Trakya’daki Müslüman azınlığa yönelik baskılardan bahseden bu rapor Güney Kıbrıs’ta Müslümanların sadece sınırlı sayıda camide ve bu camiler de müze olduğu için günde 2 vakit ibadet edebildiğine yer vermiş. Yine Bulgaristan’da Müslümanlara baskı yapıldığından Nüfusun %10’unu oluşturan Türklerin İçişleri Bakanlığında ve yargıda çalışamadıklarından bahsetmiş.

Aslında benzer sorunlar Rusya’da da var. Ülkede yabancı düşmanlığı artıyor. Liberal Demokrat Parti lideri Jirinovski Kuzey Kafkasya’da nüfus planlaması yapılması gerektiğini söylüyor. Rusya’da azınlıkların toplam nüfusu 10,5 milyon. Bunlar arasında 2,5 milyon Özbek,1,3 milyon Ukraynalı, 1,1 milyon Tacik var. Bunun dışında Kırgız, Moldovalı, Azeri ve Ermeni var. Geçen 4 Kasım’daki “Rus Yürüyüşü”nde yabancı düşmanlığı ayyuka çıktı. RTV kanalının yayın direktörü Ermeni asıllı Margarita Simonyan Hıristiyanlık değerlerinin ve Rus kültürünün korunması gerektiğini vurgulayarak “Rusya böyle devam ederse bir İslam ülkesi haline gelecek” dedi[3].

Bu yılın başında Başbakan Dmitry Medvedev, Rusya’da verilen rüşvetin toplamının Rusya GSMH’sinin yüzde üçüne yaklaştığını açıkladı. Bu da 33 milyar dolara tekabül ediyor. Hatırlarsanız Putin de bir ara ülkedeki yolsuzluklarla ilgili el kesme cezasından bahsetmişti.

Rusya’da erkeklerin %25’i votka bağımlılığı yüzünden 55 yaşından önce ölüyor. Alkol tüketimine yönelik yasaklar sonucu kişi başına yıllık tüketim 18 litreden 13,5 litreye geriledi. Kadın nüfusu erkek nüfusundan 10-12 milyon fazla. Rusya nüfusu uzun zaman sonra ilk kez bir artış gösterdi. Putin Rus ailesine ve maneviyata önem veriyor. “3 çocuklu aile Rusya için norm haline gelmeli” diyor. Rus Ortodoks Kilisesi Putin döneminde daha da güçlendi. 2007’de Rus Ortodoks Kilisesi ile yurt dışındaki Rus Ortodoks Kilisesi birleşti. Toplumda ön planda olan Rusya Patriği diplomatik görüşmelerde de yer alıyor.

Ruslar doğal olarak dünya Ortodoksları ile ilişkilerini geliştiriyor. Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ta ağırlıkları var. Suriye’de Cherubim Manastırı yakınlarına Rus Ortodoks Kilisesi’nin de katkılarıyla Lübnan, Ürdün, Filistin ve İsrail’den de görülebilen 39 metrelik dev bir İsa heykeli dikildi. Rusya’nın Ortadoğu’ya açılan kapısı Suriye’dir. Geçen yılın sonunda Rus Soyuzneftegaz şirketine Suriye’nin Akdeniz’deki ilan ettiği 2190 kilometrekarelik alanda 25 yıllığına petrol ve doğalgaz arama yetkisi verildi.

Superputin çizgiromanında süperkahraman  olarak çizilen Putin / Sergei Kalenik

Kalenik’in Superputin çizgiromanında süperkahraman olarak resmedilen Putin

2013 yılı askeri-savunma harcama rakamlarına göre 68 milyar dolar ile dünya üçüncüsü olan Rusya silah ihracatında ise dünya ikincisi. Rusya 2013 yılında 13 milyar doların üzerinde silah ve askeri teçhizat ihraç etmiş. Putin gelecek 10 yılda savunma harcamaları için 23 trilyon ruble, yani 700 milyar doların üzerinde bir rakam ayrılacağını açıkladı. Putin’in önemli bir projesi de 2018’de tamamlanması öngörülen ve toplamda 13 milyar dolardan fazla bir maliyete sahip olan Vostoçnıy Uzay Üssü.

Rusya eski müttefikleri Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’ya yakınlaşmasından sonra agresif bir strateji belirledi. Etkisini arttırmaya çalışan bir Rusya’yı konuşuyoruz. Bugün savaş gemilerinin Akdeniz bölgesinde kalıcı olduğunu söyleyen bir Rusya var. Vietnam, Küba, Venezuela, Nikaragua ve Singapur’la askeri üs görüşmeleri yapan bir Rusya var.

Ukrayna’daki sonuç Rusya’nın Avrasya derinliğini de tayin edecek. Batının uluslararası dengelerle oynamak isteyen Rusya’yı sınırlamak istediği çok açık. Batı’nın olaylar patlak vermeden önce Ukrayna’ya 50-75 milyar dolarlık bir destek vermesi gerekiyordu. Bu desteğin sağlanamaması Rusya’nın elini güçlendirdi. Şu anda ülkenin doğusunda ve Kırım’da asıl oyuncunun Rusya olduğu bariz bir şekilde görülüyor.

[1] Illicit Financial Flows from Developing Countries: 2002-2011, syf 12,
http://iff.gfintegrity.org/iff2013/Illicit_Financial_Flows_from_Developing_Countries_2002-2011-LowRes.pdf Erişim tarihi 04.03.2013
[2] MFA of the Russian Federation, Report on Human Rights Situation in the European Union
http://www.geenstijl.nl/archives/images/russenbitchenterug.pdf Erişim tarihi 04.03. 2014
[3] О русских, нерусских и как жить дальше
http://www.kp.ru/daily/26156.4/3043882/ Erişim tarihi 04.03. 2014

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s