Gürcistan’da Türk Varlığı: Borçalı Türkleri ve Onların Geleceği

Serdar Oğuzhan Çaycıoğlu

Kafkasya’nın incisi olan Gürcistan, etnik olarak renklilik gösteren bir ülkedir. Burada Gürcülerin dışında çok sayıda topluluk yaşamaktadır. Bu topluluklar içerisinde büyük çoğunluğu oluşturanlardan birisi, Osmanlı Arşivinde Borçalı Terâkimesi olarak kayıtlara geçen ve Karapapak olarak da adlandırılan Borçalı Türkleridir. Bugün yaklaşık olarak 4,5 milyon olan Gürcistan nüfûsunun takrîben 600 binini Borçalı Türkleri oluşturmaktadır. Bununla beraber, Gürcistan’ın Ankara Büyükelçisi ve Azerbaycan’ın Tiflis Büyükelçisi Gürcistan’daki Türk nüfusunu 500 bin olarak zikretmişlerdir.

Gürcistan’daki Türkler, Tiflis’e yakın bir konumda bulunan Rustavi şehrine bağlı Marneuli, Bolnisi, Dmanisi ve Gardabani rayonlarında yoğun olarak yaşamaktadırlar.

Borçalı Türkleri Gürcistan topraklarında yüzyıllardan beri varlıklarını sürdürmektedirler. Onların büyük bir kısmı Selçuklular’ın Gürcistan’ı fethinden önce, bir kısmı ise, Selçuklular’ın Gürcistan’ı fethiyle birlikte bölgeye gelmişlerdir. Ayrıca Selçuklu akınlarıyla başa çıkamayan ve Selçuklu hakimiyetini kabul etmek istemeyen Gürcü krallarının bölgeye savaşçı ve akıncı olarak getirttikleri Kıpçaklar’ın, bölgenin Türkleşmesindeki ve Karapapaklar’ın oluşumundaki rolü büyüktür.

Tarih boyunca bazı dönemlerde büyük devletlere bağlı olarak ve bazı zamanlarda da müstakil devletler halinde varlığını sürdüren Gürcistan’ın, 1801 yılında Rusya ile birleşmesi kararı alınmış ve bundan sonra Türkler için birçok problem meydana gelmiştir. Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Gürcistan’ın bağımsızlığını 1991 yılında ilan etmesiyle birlikte, bu bölgede yaşayan Borçalı Türkleri için bazı olumlu sonuçlar meydana gelmiştir. 200 bine yakını bugün Borçalı bölgesinde; diğerleri ise, Karayazı, Başgeçit, Tiflis gibi bölgelerde yaşayan Borçalı Türkleri’nin kültürlerini koruyabilmelerinde, Türkçe eğitim veren okulların rolü büyüktür.

Örneğin; Tiflis’te 1875 yılında Müftü Hüseyin Efendi Gayıbzade, 1880’de Azerbaycanlılar Heyriyye Cemiyeti, 1883’te Keşkül gazetesi’nin redaktörü Celal ÜNSİZADE, 1902’de gazeteci Mehemmedağa ŞAHTAHTILI ve 1905’te meşhur yazar Celil MEMMEDGULUZADE’nin, gayretleriyle açılan ve uzun süre faaliyet gösteren okullar, Gürcistan Türkleri’nin eğitim problemlerinin çözümüne önemli ölçüde katkı sağlamıştır.

s

1840’lı yıllarda Rus Çarlığı’nın politikaları çerçevesinde Tiflis’te açılan Eliyye ve Ömeriyye adlı okullarda Rus kültürünün yanı sıra Rus Dili, Azerbaycan Türkçesi, Farsça, Arapça, Coğrafya, Tarih, Matematik ve Rus Hukuku okutulmuştur. XIX. Yüzyılın sonları ve XX. Yüzyılın başlarında Neriman Nerimanov gibi önemli aydınların görev yaptığı daha pek çok okul açılmıştır. Bunların yanı sıra Borçalı Türklerinin yoğun olarak yaşadığı Arıklı Köyü’nde halkın aralarında para toplayarak açtıkları okullar dikkati çekmektedir. Bunlardan birisi 1901 yılında açılan Arıklı Mektebidir. Sonraki yıllarda meydana gelen gelişmelere paralel olarak okulların sayısı artmış, 2002 yılına gelindiğinde, Gürcistan’da bulunan Türk okullarının sayısı 164’e ulaşmıştır.

Resmi rakamlara göre 500 bin, fakat nüfusları kuvvetle muhtemel 600 bin civarında olan Borçalı Türkleri hiç bozulmamış, tamamen saf kalmış bir Türk topluğudur. Gürcistan nüfûsuna oranla oldukça mühim bir yekün tutmalarına rağmen,  istisnalar olsa da, onları ne Gürcü Devletinin muhtelif kurumlarında ne de meclisinde görebilmek pek mümkün değildir. Bugün birisi iktidar partisi, diğer ikisi ise muhâlif partiler olmak üzere sadece üç tane Türk milletvekili bulunmaktadır. Tespitlerimize göre bu durum şu sebeplerden kaynaklanmaktadır:

Bilindiği üzere, Sovyetler zamanında halk ayrımcılığı yok idi. Rusça konuşan ve mesleğinde salahiyetli olan bir Gürcü, Ermeni veya bir Türk, devletin muhtelif kurumlarında rahatlıkla çalışabiliyordu. Fakat Sovyetler dağıldıktan sonra, özellikle Gürcistan için söylemek gerekirse, ülkede 10-15 senelik bir boşluk meydana geldi. Gürcü dilini bilmeyen bir vatandaş devlette iş imkânı bulamadı. Bu sırada Türklerin büyük bir kısmı Gürcüceyi bilmedikleri için adeta ötekileştirildiler. Özellikle 2008 yılına kadar Türk çocukları Gürcü okullarında okuyamadılar. Çünkü üniversite sınavları Gürcü dilinde yapılıyordu ve Türkler yoğun olarak Türkçe konuşulan Borçalı Bölgesinde yaşadıkları için Gürcüce bilmiyor ve sınavlarda başarılı olamıyorlardı. 2008’den sonra iktidara gelen Mihail Saakaşvili hükümeti eğitim konusunda önemli reformlara imza attı. Bu tarihten sonra her etnik grup kendi dilinde üniversite sınavına girebilecek ve kazananlar 1 yıl Gürcüce hazırlık okumaya tabi tutulduktan sonra üniversiteye girebileceklerdi. Gerçekten durum böyle oldu ve şuanda Gürcistan’da yaşayan Ahıshalı ve Borçalı öğrenciler Gürcü üniversitelerinde hukuk, siyaset bilimi, tıp, tarih, edebiyat, şark dilleri ve batı dilleri gibi bölümler okumaya başladılar.  Bunlar okullarından mezun olduktan sonra devletin muhtelif kurumlarında veya özel sektörlerde mesleklerini icra edebilecekleri gibi, meclise girmeye de hak kazanabileceklerdir.

Saakaşvili’nin başbakanlığa seçildiği 2008 yılından itibaren, üniversite sınavını kazanarak  Gürcistan’ın muhtelif  köy ve kasabalarından peyderpey Tiflis’e gelen Borçalılı Türk çocukları, bu büyük şehre intibak sağlamakta güçlük çektiler. Kimi zaman sahipsiz kaldıkları gibi, belki de bazen temel ihtiyaçlarını bile karşılamaktan mahrum kaldılar. Hattâ, kısa bir süre sonra bazı dış güçlerin (İsrail ve Almanya gibi) istihbaratları bu çocuklara sahip çıkarak onları kendi amaçları doğrultusunda yönlendirme girişiminde bulundular. Bu tehlikeli durumun farkında olan birkaç aydın fikirli ve ileri görüşlü Borçalı Türkü bir araya gelerek geleceğin teminatı olan genç talebelerine sahip çıktılar. İlk başta küçük bir ev açarak öğrencilere konaklayacakları yer temin eden bu insanlar,  şuanda 70-80 öğrencinin kaldığı büyük bir yurt inşa ettiler. Bu tür yerlerde konaklayarak eğitimlerini sürdüren öğrencilerin, mezun olduktan sonra Gürcistan’da önemli vazifeler üstleneceği aşikardır.

Gürcistan’daki Türk varlığının teminatı durumunda olan Borçalılı öğrenciler, zaman zaman Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Daire Başkanlığı, Tika, Türksoy ve Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlar aracılığıyla Türkiye ile sıkı ilişkilerini sürdürmeye devam etmektedirler.


[*] Serdar Oğuzhan Çaycıoğlu, Marmara Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s